KADINA SORMAK GEREK
Günlerden 17 Mayıs 2008 Cumartesi, saat 21 civarı. Adana’dan gelen eniştemle ( Halamın eşi) bütün gün gezmiş daha sonra onu uçağına yolladıktan sonra ablamlara gelmişiz. Yorgunluk var bünyede biraz da ikili koltukta kestirmiş yeni uyanmışım.
Vitrindeki şaraba ilişiyor gözüm. Şöle bir düşünüyorum. Sonra enişteme “şarabın var mı” diye sesleniyorum hafiften durumu yoklamak için. Daha sonra “Günaha girelim mi ?” diyorum. Eniştem doğruluyor yavaşça , o sıra da seyredilen diziye reklam girmiş bende evde sigara içmeme müsaade edilen tek yer olan mutfağa yönelip oturuyorum, sigaramı yakıyorum sessizce.
Enişte elinde şişeyle giriyor mutfağa, en alttaki çekmeceyi açıyor, kap kacak ıvır zıvır karıştırıyor ama bulamıyor tirbuşonu yiğene sesleniyor tirbuşonu bulması için. Yiğen altüst ediyor çekmeceyi bulamıyor. Enişte geliyor, bulamıyor. Başka çekmeceler karıştırılıyor. Yok ki yok….
Ben giriyorum araya “Evin hanımına bir sorsana” diyorum. “Evin hanımı bilmez, bilse de bize söylemez” diyor enişte ablam şarap içmemizi istemediği için…
Arıyor , arıyor, arıyor.. en sonunda evin hanımına soruyor. Ablam net koordinatlarını veriyor tirbuşonun. İki saniye içinde bulunuyor. Şarabın mantarı ile tirbuşonun halvet olma vakti gelmiş artık.
“ Ben bu aralar erkeklerin ve kendimin yaptığı hataları sorguluyorum. Biz bu hataları yapıyoruz. Beni dinle, bazen hanıma sormak en doğrusudur. Hatta çoğu zaman hanıma sormak en doğrusudur” diyorum. Eniştem gülümsüyor ve onaylıyor. “ aah biz erkeler” diye.
“Hanıma sormak, kadına sormak kadını dinlemek varlığını kabul etmek demek, kadına sen varsın ve bana desteksin demek, kadına sen çok değerlisin demek. Erkek akıllı olmayı, koruyup kollamayı, çekip çevirmeyi sever ama .. Kadına sormak aslında erkek olmak demek….”
Şimdi oturup yazımı yazdım. Ve günaha girmeye gidiyorum. Üzümün arsız kızıyla randevum var da.. saygılarımla..
Fatih- 21:26