2 hayatım ve Geleni Kabul Edenler
İki hayatım var bugünlerde.. İki farklı hayat yaşamaktayım.
Birisi sindirmeye çalışan, kabullenmiş günlük hayatım.
Diğeri isyankar, asi , kabullenemeyen rüyalarla boğuştuğum uyku hayatım.
İki ayrı kişilik savaşmakta derdi neyse, bazı insanlar geleni o kadar kolay kabulleniyorlarki insan şaşırıyor. Bir zamanlar psikoloji ile ilgili bir kitapta okumuştum. ( Yanlış hatırlıyorda olabilirim ama Doğan Cücenoğlu - Yeniden İnsan İnsana olabilir)
Bir anne vardı, kızı çok iyi bir planörcü idi. 14 yaşında bir uçuş sırasında planörün kontrolünü kaybetmiş, planör yere çakılmış, genç kız hayata veda etmişti. Kızın cenazesinde herkes gözyaşları içinde perişanken anne huzurlu ve dimdik görünüyordu. Kendisine durum sorulduğunda "Böyle dünya harikası bir çocukla 14 sene yaşamayı bana nasip ettiği için Tanrıya şükrediyorum." demişti.
Oysa başka anneler ağıtlar yakar, dünyadan kendini koparırdı.
Ama bu anne geleni kolay kabul edenlerdi. Geleni kolay kabul edenler ve edemeyenler var dünyada.
Tabi bunun da değişik versiyonları var. Birçok konuda özellikle maddi konularda geleni çok çabuk kabul edebilen biriyimdir. Zamanında evim yandı. Salla gitsin dedim. Çok yormadım kendimi, tabi canım sıkıldı o ayrı ama çok da perişan etmedim kendimi..
Diğer durum ise manevi durumlar. Ölümler ve ayrılıklar, küsülen arkadaşlar, yenilen kazıklar. Bunları kabul edebilmek gerek ama ben çok zorlanıyorum.
Mantıkla yaklaşmak kolay olabilir demek kolay. Sindirebilmek, geleni yaşamaya razı olmak kolay gibi ama demekki kendini kandırıyorsun. Çünkü sindirdiğin ezmeye çalıştığın beynin isyan ediyor sana. Olmaz diyor, o kadar kolay olmaz diyor, geliyor, seviyor, küfrediyor, bazen kanlar, bazen silahlar konuşuyor, kimi zaman göz yaşları akıyor.
Peki neden? aslında bence çok şey vermekten kaynaklanıyor. Emek ediyorsun, fark edilsede edilmese de çok emek ediyorsun. Hani bazı iş adamları derler ya sıfırdan geldim buralara diye. ona benzer bir his. Sıfırdan getirdiğin bir işin batması, icra memurlarının gelip br anda herşeyi haczedip kaldırıp götürmesi gibi bir şey.
En zor şey insan ilişkileri. Amirini sevmeyen biri için ne zordur çalışmak. Memuru sevmeyen amir içinde çok kolay ve keyifli olduğu söylenemez bu durumun.
Kısaca iki hayatım var.. Biri sindirmeye çalışan, diğeri sürekli benimle savaşan..
Ama hadisenin başka bir yönü var. Savaşta hep iki taraf vardır.
Biri kazanır. Kim kazanırsa kazansın. Tek derdim Almanya gibi olabilmek.
2 savaşı da kaybetti ama hala dünyanın sayılı devletleri arasında.
Kaybeden de olsan Almanya olmalısın.
Ya da Bir Mustafa Kemal bulup yeni bir ülke yaratmalasın........
Fatih- 09.06.2008 - 10:53